ULUSLARARASI MÂVERÂÜNNEHİR’DEN ANADOLU’YA İSLAM ÂLİMLERİ 3:
BİLGİ VE HİKMET EKSENİNDE TÜRKİSTAN
Türkiye ile kardeş ülke Kazakistan arasında ilişkilerin gelişimine katkı sağlayacak iki ülke bilim insanlarını ortak temalar üzerinde buluşturacak uluslararası ilmi bir toplantı ve toplantı neticesinde ortak çalışma alanları belirlemek ve bu çalışmaları sürdürmek üzere Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ile Kazakistan’ın Türkistan şerhinde bulunan Ahmet Yesevi Üniversitesi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin ortaklaşa tertip edeceği Türkiye, Kazakistan başta olmak üzere diğer Türk devletlerinden bilim insanlarının katılımına imkân sağlayacak “Uluslararası Mâverâünnehir’den Anadolu’ya İslâm Âlimleri 3: Bilgi ve Hikmet Ekseninde Türkistan” isimli uluslararası bir sempozyumun düzenlenmesine karar verilmiştir.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, 5 aşamalı bir proje kapsamında Türk cumhuriyetlerin her birinde o ülkeye münasip ilmî bir temayı veya bir değeri bilimsel bir toplantıyla irdeleme yönünde çalışmalarını başlatmıştır. Bunlardan birincisi 17-18 Ekim 2024 tarihleri arasında Özbekistan’ın Tirmiz şehrinde “Uluslararası Mâverâünnehir’den Anadolu’ya İslâm Âlimleri: İmam Tirmizî ve Hakîm et-Tirmizî Sempozyumu” ile gerçekleştirilmiştir. Söz konusu sempozyum başta Özbekistan Cumhurbaşkanı sayın Şevket Mirzaev başta olmak üzere kardeş Özbekistan’da büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı sempozyumumuza tebrik mesajını danışmanı aracılığıyla iletmiştir. Bu sempozyumun hemen akabinde Kırgızistan ve Özbekistan’dan bilim insanları ile yapılan istişareler neticesinde bu proje serisinin ikincisinin Kırgızistan’ın Oş Şehrinde “Karahanlılar” üzerine gerçekleştirilmesinin oldukça isabetli olacağı kararına varılmış ve 16 Ekim 2025 tarihinde Oş şehrinde Uluslararası Mâverâünnehir’den Anadolu’ya İslâm Âlimleri 2: Karahanlılar Dönemi” isimli sempozyum gerçekleştirilmiştir. Bu sempozyum ilim tarihimizde Karahanlılar üzerine düzenlenen ilk ilmî toplantı olmuştur. Karahanlılar dönemi ne yazık ki dinî, kültürel, edebî ve tarihî yönleriyle kapsamlı bir bilimsel toplantıda ele alınamamıştı. Sempozyum bu görevi üstlenmiş oldu. 2026 yılında ise yine bilim heyetinin yaptığı istişareler sonucunda Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Uluslararası Mâverâünnehir’den Anadolu’ya İslâm Âlimleri 3: Bilgi ve Hikmet Ekseninde Türkistan” isimli bir sempozyum düzenlenmesinin oldukça isabetli olacağı fikrine varılmıştır.
Bu sempozyum, “Uluslararası Mâverâünnehir’den Anadolu’ya İslâm Âlimleri” sempozyumları serisinin üçüncüsü olarak, “Bilgi ve Hikmet Ekseninde Türkistan” başlığıyla gerçekleştirilecek uluslararası nitelikli ilmî bir toplantıyı kapsamaktadır. Sempozyum, Türkiye başta olmak üzere Kazakistan, Orta Asya Türk cumhuriyetleri ve diğer İslâm ülkelerinden bilim insanlarını ortak ilmî, tarihî ve kültürel miras etrafında bir araya getirmeyi amaçlamaktadır.
Sempozyum serisinin birincisi yukarıda bahsedildiği üzere 2024 yılında Özbekistan’ın Tirmiz şehrinde, ikincisi ise 2025 yılında Kırgızistan’ın Oş şehrinde gerçekleştirilmiştir. Bu iki ilmî toplantı, Mâverâünnehir coğrafyasının İslâm ilim ve düşünce tarihindeki merkezi rolünü ortaya koymuş; bölgenin yalnızca tarihî değil, aynı zamanda kurucu ilmî bir havza olduğunu göstermiştir. Üçüncü sempozyum, bu ilmî sürekliliğin kavramsal ve düşünsel boyutunu ele almayı hedeflemektedir.
Bu çerçevede sempozyum, “Türkistan” kavramını yalnızca günümüz Kazakistan sınırları içerisinde yer alan bir şehir adı olarak değil; tarihte Mâverâünnehir coğrafyasının tamamını kuşatan, ilim, irfan ve medeniyet üretmiş geniş bir kültür havzası olarak ele almaktadır. Türkistan, bu yönüyle bilginin hikmete, hikmetin irfana, irfanın ise medeniyete dönüştüğü bir merkez olarak değerlendirilmektedir.
Sempozyumun temel gerekçesi, Mâverâünnehir ve Türkistan havzasında yetişmiş büyük İslâm âlimlerinin, yalnızca kendi dönemlerini değil, Anadolu merkezli İslâm düşünce ve medeniyetinin teşekkülünü de derinden etkilemiş olmalarıdır. Bu etki, özellikle bilgi–hikmet ilişkisi, ilim–amel dengesi ve düşünce–toplum irtibatı bağlamında kendisini göstermektedir. Ancak bu mirasın, disiplinler arası bir yaklaşımla ve bütüncül bir bakış açısıyla ele alındığı ilmî toplantıların sayısı sınırlıdır.
Bu sempozyum ile, başta tasavvuf ve felsefe olmak üzere hadis, fıkıh, tefsir, kelâm ve İslâm tarihi gibi ilim dallarında çalışan araştırmacıların katkılarıyla, Türkistan havzasının ilmî ve düşünsel bir merkez olarak rolü yeniden değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Özellikle Ahmet Yesevî ve Fârâbî gibi Türkistan kökenli iki büyük düşünürün temsil ettiği hikmet ve bilgi geleneği, sempozyumun ana eksenini oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra, Kazakistan coğrafyasında yaşamış ve İslâm ilim geleneğine katkıda bulunmuş diğer âlimlerin de ilmî mirası ele alınacaktır.
Sempozyum, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öncülüğünde, Kazakistan’daki ilgili üniversiteler ve ilmî kurumlarla iş birliği içerisinde gerçekleştirilecek; sempozyumda sunulan bildiriler hakem sürecinden geçirilerek kitap hâlinde yayımlanacaktır. Böylece sempozyum, yalnızca kısa süreli bir ilmî etkinlik olarak kalmayacak; kalıcı akademik çıktılar üreterek Türk dünyası ve İslâm ilimleri alanındaki çalışmalara uzun vadeli katkılar sunacaktır.
TİKA’dan Türkiye’de Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından organize edilen Sempozyuma Türkiye’den katılacak bilim insanları ile Kırgızistan’ın başta Oş Devlet Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görev yapan akademisyenler olmak üzere Bişkek’te yer alan diğer üniversitelerden; Özbekistan, Kazakistan ve Azerbaycan’dan bilim insanlarının katılacağı sempozyuma Türkiye’den iştirak edecek 25 bilim insanının ulaşım giderlerinin karşılanmasını talep ediyoruz.
Sempozyumun Gerekçesi:
Mâverâünnehir coğrafyası, İslâm medeniyetinin teşekkülünde yalnızca bir coğrafî alan değil, aynı zamanda ilmî, fikrî ve kültürel bir merkez olma vasfı taşımaktadır. Bu havza içerisinde yer alan Türkistan, tarih boyunca İslâm ilimlerinin farklı disiplinlerinde yetişen âlimleriyle, bilgi üretiminin ötesine geçerek bilginin hikmete, hikmetin ise toplumsal ve medenî bir yapıya dönüştüğü bir merkez olmuştur. Buna rağmen Türkistan havzası, çoğu zaman yalnızca tarihî veya siyasî boyutlarıyla ele alınmış; bilgi–hikmet ilişkisi bağlamındaki kurucu rolü yeterince bütüncül biçimde değerlendirilmemiştir.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öncülüğünde yürütülen “Uluslararası Mâverâünnehir’den Anadolu’ya İslâm Âlimleri” sempozyumlar serisinin birincisi 2024 yılında Özbekistan’ın Tirmiz şehrinde, ikincisi ise 2025 yılında Kırgızistan’ın Oş şehrinde gerçekleştirilmiştir. Bu iki ilmî toplantı, Mâverâünnehir havzasının İslâm ilimleri açısından taşıdığı merkezi konumu ortaya koymuş; bölgenin Anadolu ile olan ilmî ve kültürel sürekliliğini somut biçimde göstermiştir. Üçüncü sempozyumun Kazakistan’ın Türkistan şehrinde düzenlenmesi, bu ilmî sürekliliğin doğal bir devamı niteliğindedir.
Türkistan, tarihsel süreçte yalnızca belirli bir şehir adı değil; Mâverâünnehir merkezli büyük bir ilmî ve irfan havzasının ortak adı olarak kullanılmıştır. Bu havzada yetişen âlimler, İslâm ilim geleneğinde hem nazari bilgi hem de amelî hikmet üretmiş; bu birikim, Anadolu başta olmak üzere geniş bir coğrafyada etkisini sürdürmüştür. Özellikle Fârâbî’nin bilgi ve hikmet temelli felsefî sistemi ile Ahmet Yesevî’nin hikmet merkezli tasavvuf anlayışı, Türkistan’ın İslâm düşünce tarihindeki müstesna yerini açıkça ortaya koymaktadır.
Sempozyumun önemli gerekçelerinden biri, Türkistan havzasında yetişmiş bu büyük düşünürlerin, çoğu zaman tek disiplinli veya parçalı çalışmalarla ele alınmış olmasıdır. Hâlbuki bu âlimlerin ilmî mirası, ancak felsefe, tasavvuf, hadis, fıkıh, tefsir, kelâm ve İslâm tarihi gibi alanların birlikte değerlendirilmesiyle sağlıklı biçimde anlaşılabilir. Bu sebeple, disiplinler arası bir yaklaşımla gerçekleştirilecek kapsamlı bir ilmî toplantıya ihtiyaç duyulmaktadır.
Bunun yanı sıra Kazakistan coğrafyasında yaşamış ve İslâm ilim geleneğine katkıda bulunmuş pek çok âlimin ilmî mirası, günümüzde yeterince tanınmamaktadır. Bu sempozyum, söz konusu âlimlerin ilmî katkılarını gün yüzüne çıkarmayı, mevcut çalışmaları değerlendirmeyi ve yeni araştırma alanlarının belirlenmesini amaçlamaktadır. Böylece Türkistan, yalnızca geçmişte kalmış bir tarih sahnesi olarak değil, İslâm ilimleri açısından süreklilik arz eden bir ilmî merkez olarak ele alınacaktır.
Son olarak bu sempozyum, Türkiye ile Kazakistan başta olmak üzere Türk dünyası ülkeleri arasında ilmî, akademik ve kültürel iş birliğini güçlendireceği, ortak tarih ve medeniyet bilincini derinleştireceği öngörülmektedir. Sempozyum neticesinde elde edilecek ilmî çıktılar, yayımlanacak bildiriler ve kurulacak akademik iş birlikleri sayesinde proje, kısa vadeli bir etkinlik olmanın ötesine geçerek uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ilmî zemine katkı sağlayacaktır.
Sempozyumun Amacı:
Bu sempozyumun amacı, Mâverâünnehir merkezli Türkistan havzasında teşekkül eden İslâmî ilim, düşünce ve irfan mirasını bilgi ve hikmet ekseninde bütüncül bir yaklaşımla ele almak; başta Ahmet Yesevî ve Fârâbî olmak üzere Türkistan coğrafyasında yetişmiş âlimlerin İslâm ilimleri, felsefe ve tasavvuf alanlarındaki katkılarını disiplinler arası bir zeminde değerlendirmek ve bu ilmî birikimin Anadolu’ya uzanan tarihî ve fikrî sürekliliğini ortaya koymaktır. Bu çerçevede sempozyum, tasavvuf, felsefe, hadis, fıkıh, tefsir, kelâm ve İslâm tarihi gibi alanlarda çalışan araştırmacıları ortak bir ilmî platformda buluşturarak, Türkistan’ın İslâm düşünce ve medeniyet tarihindeki kurucu rolünü yeniden görünür kılmayı ve Türk dünyası ile Türkiye arasında kalıcı akademik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir.