Farabi’nin feyz (taşma) tasavvuru ve İlâhî irade arasındaki ilişki çoğunlukla antropomorfist bir bakış açısıyla değerlendirilerek bu tasavvurun yaratmayı iptal ettiği yargısına ulaşılmaktadır. Bu makalede feyz tasavvurunun İlâhî iradeyi iptal etmediği gösterilmeye çalışılacaktır.
Nesefli Âlimlerin Tefsir İlmine Katkıları Nesef, Mâverâünnehir toprakları içerisinde tefsir, fıkıh, hadis, kelam gibi muhtelif ilimlerde temayüz etmiş ulemanın yaşayıp kendisine nispetle sanıldığı şehirlerden biridir. Bu âlimlerden Ebu Hafs Ömer en-Nesefî ve Ebu’l-Berekat en-Nesefî gibi bazıları tefsir ilminde de şöhret bulmuşlardır. Araştırmamızda İslam’ın yayılmasından sonra Nesef topraklarında yetişmiş müfessir kimlikli âlimler incelenerek asırlar boyu bir
Ahmed Yesevî’nin tasavvufî düşünce tarihinde en güçlü temsilcileri arasında yer aldığı otokritik yaklaşımının Anadolu tasavvuf geleneğindeki en önemli yansımaları Yesevî kültürün bu topraklardaki başlıca vârisi durumundaki Bektaşîlik’te mevcuttur.
This paper explores the humanization of society and moral ideas in the philosophical legacy of Al-Farabi. In the context of globalization, rapid social transformation, and increasing intercultural interaction, modern society faces serious challenges, including the decline of spiritual and moral values. The aim of this study is to analyze the relevance of Al-Farabi’s humanistic ideas
28 Nisan 2026
تأثيل الحكمة في المشرق والمغرب بين البرهنة والاعتبار: أبو نصر الفارابي وابن مسرة القرطبي نموذجا د. يحيى عبد اللّطيف أستاذ مساعد متعاقد، قسم العقيدة والفلسفة الإسلامية المعهد العالي للحضارة الإسلامية، جامعة الزيتونة، تونس. yahia.abdellatif@isth.u-zitouna.tn (+216) 20398853 ملخص البحث: إنّ ميلاد الحكمة في بعدها الفلسفي داخل الفضاء الإسلامي سبقه مخاض عسير لأعلام كبار من مشارق
28 Nisan 2026
Bu bildiride esas amaç Kutadgu Bilig’e bilgi, iktidar ve adalet kavramları perspektifinden yaklaşarak bu kavramlar arasındaki ilişkiyi ortaya koyacak şekilde bu eserin Türk İslam düşünce tarihine katkılarını okuma gayretidir. Bunu yapabilmek amacıyla eserde dört farklı kavramı (adalet, kut, akıl, akıbet) sembolize eden dört karakter (Küntogdı/Hükümdar, Aytoldı/Vezir, Ödgülmiş/Vezirin oğlu ve Odgurmış/ Vezirin akrabası) değerlendirilmekte ve bunlar
Bu makalede, bağımsızlık sonrası Kırgızistan’da Divan-ı Hikmet’in nasıl yeniden keşfedildiğini; eğitim, din, edebiyat ve kültür politikaları ekseninde aşağıdaki sorulara yanıt aranacaktır: Divanı Hikmet Kırgız toplumunda nasıl yeniden canlandırılmıştır, eğitim ve kültür politikalarında ne ölçüde yer bulmuştur? Kırgız aydınları ve din adamları Yesevî düşüncesini günümüz sorunlarıyla nasıl ilişkilendirmektedir? Bu yeniden keşif süreci Kırgız milli kimliğinin oluşumuna
Makalede Farabi, Maturidi ve Ahmet Yesevi’nin hikmet kavramı hakkındaki görüşleri karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır.
Bu bildiri, Fârâbî’nin Kitāb al-Ḥurūf’unda Arapça huwe (هو) lafzının ontolojik-kopulatif bir işleve taşınmasını, Süryanca ܗܘܐ (hᵊwo) ile eşleştiren yaklaşımları filolojik ve kavramsal bakımdan yeniden değerlendirmektedir. Temel sav şudur: Fârâbî’nin huwe kullanımını doğrudan Süryanca ܗܘܐ’nın yanlış okunması, müstensih müdahalesi ya da basit bir tercüme kayması olarak açıklamak yeterli değildir. Kitāb al-Ḥurūf’ta Fârâbî açıkça, Arapça’da Farsça hest
Last Comments