Yorum yok Genel Yunus Ibrahimoglu

Araştırma, Orta Çağ Türkistan coğrafyasında siyasi otoriteyle mezhep dinamikleri arasındaki etkileşimi tarihsel-sosyolojik bir perspektifle incelemektedir. Karahanlılar, Selçuklular ve Timurlular dönemindeki mezhep tercihleri yalnızca dini yönelimleri belirlemekle kalmamış, aynı zamanda siyasi meşruiyetin inşasında ve toplumsal düzenin şekillendirilmesinde merkezi bir rol oynamıştır. Çalışmanın amacı, mezhep tercihlerini siyasi otoritenin meşruiyet üretme stratejileri bağlamında değerlendirerek bu tercihlerin halk üzerindeki etkilerini ve medreseler aracılığıyla kurumsallaşma süreçlerini ortaya koymak ve bunların Anadolu’ya yansımalarını incelemektir. Bu kapsamda Karahanlıların, Hanefilik ve Mâturîdiliği kurumsallaştırması, Selçukluların Abbâsî hilafetiyle ittifak kurarak Sünnîliği devlet ideolojisi haline getirmesi ve Timurluların mezhepler arası denge politikaları, karşılaştırmalı bir perspektifle ele alınmıştır. Böylece mevcut literatür yeniden yorumlanarak özgün katkılar elde edilmiştir. Bu kapsamda üç hanedanlık dönemi karşılaştırmalı bir çerçevede incelenerek mezhep-siyaset ilişkilerindeki süreklilik ve farklılıklar belirginleştirilmiştir. Mezhepsel tercihlerin Anadolu’ya yansıyan kurumsal ve toplumsal etkileri bağlamında ele alınmış, medrese sistemi, ulema sınıfı ve halkın dini kimlik inşası süreçleri üzerinden Osmanlıların Hanefiliği devlet mezhebi olarak benimsemesine giden süreç açıklamıştır. Yine mezheplerin halk üzerindeki etkileri ve kimlik inşasındaki rolü, siyasi otoritenin meşruiyet üretme stratejileriyle birlikte analiz edilmiş ve böylece mezhepsel tercihler, yalnızca siyasi bir araç değil, aynı zamanda toplumsal düzenin ve dini kimliğin şekillendirici unsuru olarak değerlendirilmiştir. Araştırmada, tarihsel-sosyolojik bir yaklaşım benimsenmiş ve karşılaştırmalı analiz yöntemi kullanmıştır. Literatür taramasıyla mevcut akademik çalışmalar incelenmiş ve mezhepsel tercihler, siyasi otoritenin meşruiyet aracı olarak yeniden yorumlanmıştır. Bu bağlamda hem siyasi otoritenin stratejileri hem de halkın dini kimlik inşası süreçleri birlikte değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Karahanlılardan Selçuklulara ve Timurlulara uzanan süreçte mezhep tercihleri siyasi otoritenin meşruiyetini pekiştiren bir unsur olarak işlev görmüş, medrese sistemi ise bu tercihlerin kurumsallaşmasını sağlayarak hem dini eğitim hem de siyasi düzen açısından merkezi bir rol oynamıştır. Anadolu’ya yansıyan bu dinamikler, Osmanlıların Hanefiliği devlet mezhebi olarak benimsemesine ve Sünnî kimliğin toplumsal düzeyde güçlenmesine doğrudan etki etmiştir. Bu çalışma, karşılaştırmalı yaklaşımı ve Anadolu’ya yansıyan etkileri vurgulamasıyla literatürdeki mevcut yaklaşımları derinleştirmekte ve Türkistan’daki mezhep-siyaset ilişkisini daha geniş bir tarihsel-sosyolojik bağlama oturtmaktadır.

    Yunus Ibrahimoglu Yunus Ibrahimoglu

    About | Hakkında:
    Kurum/Bölüm | Institution/Department :